Hayal meyal bir cafe burası... Taş duvarları, küçük ahşap pencereleri, kahverengi ahşap masa ve sandalyeleriyle... Pencere önünde; kırmızı, pembe ve beyaz sardunya çiçekleri ile fesleğen saksıları... Ardında orman manzarası, çam kokulu yemyeşil bir orman... Farklı lezzetler ve hayata dair herşey var mönüde... Çam ağaçlarının kokusu, içeride nefis yemek kokularıyla karışıp sohbetimize eşlik edecek Cafe Sardunya'da... Hoşgeldiniz :)
balık yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
balık yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2007

KARİDESLİ RİSOTTO


Risotto ;İtalyan Mutfağına ait ,pirincin nişastasını salmasıyla oluşan kendine has kremamsı kıvamıyla ,oldukça lezzetli bir yemek... Sebzeli ,deniz ürünlü ya da sadece parmesan peynirli olarak da pişirilebiliyor. Ben karidesli pişirdim bu kez... Yakın bir zamanda sebzelisini de uygulayıp tarifini paylaşmayı düşünüyorum. Denemek isteyenler için işte tarifi ;
Malzemeler : ( 4 kişilik )
300 gr. ayıklanmış karides
2,5 su bardağı Arborio pirinci
6 su bardağı tavuk suyu
2 adet ortaboy soğan
1/2 su bardağı beyaz şarap
1 diş sarımsak
1 adet pırasanın yeşil kısmı
2 yemek kaşığı parmesan peyniri
4 adet kurutulmuş kırmızı biber
8 yemek kaşığı zeytinyağ
30 gr tereyağı
4 sap maydanoz
karabiber
tuz
Yapılışı :
Bir tavada ,3 yemek kaşığı zeytinyağında ;karidesleri suyunu salıp çektirerek soteliyoruz. Ezilmiş sarımsak ve ince kıyılmış pırasayı ekleyerek 2-3 dakika daha kavurmaya devam ediyoruz. Son olarak ,haşladıktan sonra ince kıydığımız kırmızı biberleri de ekleyip ocaktan alıyoruz.

Soğanları ince doğrayıp bir tencere alarak 5 yemek kaşığı zeytinyağı ilave ederek kavuruyoruz. Ardından yıkadığımız pirinci ekleyerek 2-3 dakika daha kavuruyoruz. ( Risotto için Arborio cinsi pirinç kullanmalıyız. Bu pirinci büyük marketlerde bulabilirisiniz)
Şarabı ilave edip 3-4 dakika pişiriyoruz. Ardından aralıklı olarak birer kepçe tavuk suyunu ekleyip tahta bir kaşıkla karıştırarak orta ateşte pişiriyoruz. Pirinçler bir kepçe suyu çekince ardından bir kepçe daha şeklinde ve karıştırarak pişirmeliyiz. Benim pirinçlerim 6 su bardağı tavuk suyunu yavaş yavaş çektiklerinde tam kıvamına geldiler. Pirincin kıvamı iyi pişmiş ancak içi dişe gelir kıvamda olmalı... Bu kıvamı ,pirinci tattıktan sonra tavuk suyu ilave etmek suretiyle tutturabilirsiniz. Yavaş yavaş tavuk suyu ilave etmemizin nedeni pirincin nişastasını salmasının sağlamak... Risotto bizim pilavımız gibi tane tane olmamalı...
Pirinç bu kıvama ulaştığında tavadaki karidesli karışımı pirince ekliyoruz. Tereyağını ilave edip karıştırıyoruz. 2-3 dakika daha pişirdikten sonra parmesan peynirini ve maydanozu serperek karıştırıp ocaktan alıyoruz. Sıcak sıcak servis yapıyoruz. Bu ölçülerle ben risottoyu ana yemek olarak hazırladım. Bu şekilde 4 kişiye tam geliyor. Yemeğin yanına hazırlamayı düşünüyorsanız 4 kişi için yarım ölçü uygulamanızı öneririm. Dilerseniz yanında beyaz şarap ikram edebilirsiniz...
.
.
Afiyet olsun...
.
.

02 Haziran 2007

FENER BALIĞI KAVURMASI


Yıllar önce sevgili arkadaşlarım Berna ve İsmail ile gittiğimiz bir balık restoranında tadıp ta unutmadığım bir lezzetti bu yemek... Geçenlerde balık tezgahının önünde ,gözüm fener balığına takılınca FENER KAVURMA yapmaya karar verdim.
.
Aslında belki çoğumuzun ilginç görüntüsü nedeniyle ürkerek ,alıp yemeye çekindiği bir balık çeşididir fener balığı... Yüzünün önüne sarkan "feneri" ile ,denizin derinliklerindeki karanlıkta ışık yaparak ,ufak balıkları avlayan bu balığın ismi bu özelliğinden kaynaklanıyormuş.
.
Fener balığının yassı bir vücudu , büyük bir kafası ve çok büyük bir ağzı var. Sırtında iki yüzgeci ve dikenleri bulunuyor. Bu dikenlerin birisi diğerlerinden çok daha uzun ve ağzının önüne kadar sarkıyor. Bu dikenin ucunda bulunan ve fener balığı ile bir simbiyoz içinde yaşayan bakteriler bu ışığı üretiyorlarmış.
Fener balığı bu "fener" ini olta olarak kullanarak ;ışığı merak edip ağzına kadar yaklaşan küçük balıklar ile besleniyormuş. İzlediğim bir belgeselde denizin 300-350 metre derinliklerde yaşayan bu balığın erkeğinin dişisinden 10-15 kat daha küçük olduğunu görüp şaşkınlıkla izlemiştim. Erkek Fener Balığı, daha yavru iken dişlerini kaybedip açlıktan ölme tehlikesiyle karşılaşıyormuş. Bu yüzden en kısa zamanda bir dişi bularak kıskaçlarıyla ona tutunuyormuş. Bundan sonra erkek ve dişinin deri ve damar sistemleri birbiriyle kaynaşarak ,erkek besini dişiden almaya başlıyormuş.
Bir dişi 3-4 tane erkek fener balığını sırtında taşıyabiliyormuş. Dişi yumurtalarını bırakır bırakmaz ,erkek te spermi bıraktığında yumurtalar döllenerek erkeğin görevi sona eriyormuş ve erkek yavaş yavaş eriyerek yok oluyormuş. Şaşkınlıkla izlediğim doğanın mucizesi bu bilgileri paylaşmak istedim...
Fener Balığı çok ama çok lezzetli bir balık... Eti piştiğinde bembeyaz ve yumuşacık oluyor..İspanya ‘da "Rape" isimi ile, İtalya ‘da ise "Coda di Rospo" isimleriyle restoranların mönülerinde yer alan bu lezzetle tanışmanızı öneriyorum...İşte tarifimiz ;

.
Malzemeler : ( 4 kişilik )
1,5 kg. fener balığı
4 adet ortaboy kurusoğan
5 adet yeşilbiber
300 gr mantar
2 adet domates
Yarım çay bardağı zetinyağı
1 –1,5 çay kaşığı biberiye
tuz
.

Yapılışı :
Balığı aldığınız yerde temizletip kuşbaşı doğratın. Kafasının büyüklüğü nedeniyle temizlenince yaklaşık 700 gr kadar et kalıyor. Eti yıkayıp ince rendelediğimiz 1 adet soğanla yaklaşık 1 saat dinlendirerek marine ediyoruz. Mantarları ve biberleri iri iri doğruyoruz. Domateslerin çekirdeklerini çıkarıp etli kısımlarını yemeklik doğruyoruz. Soğanları salataya doğrar gibi iri iri doğruyoruz. Doğradığımız soğanları bir kapta orta ateşte hafif diri kalacak şekilde kavuruyoruz. Ayrı bir teflon tavaya yağı koyup önce mantarları kavuruyoruz. Mantarlar suyunu çekmek üzereyken biberleri ilave ediyoruz. 2-3 dakika sonra balık etini ilave ederek tencerenin kapağını örtmeden karıştırarak kavuruyoruz. Kavrulma işlemi tamamlanınca domates ve kavurduğumuz soğanları ekleyerek tuz ve biberiye ile tadlandırıyoruz. Servis tabağına alarak yanında salata ile sıcak sıcak servis yapıyoruz.


.

Afiyet olsun...



Yaralanılan kaynak : Wikipedia


22 Mart 2007

KALAMAR KIZARTMASI


Deniz ürünlerinden evde pişirilmesinden en çok çekinilendir kalamar... Kıvamı tutturulamazsa pişerken sertleşir ,lastik gibi olur ,keyif vermez yerken. Bu konuda yaptığım derinnn :) araştırmalarda ;kimi süte ,kimi şekere yatırmamı ,bazıları da haşlayarak pişirildiğinde daha iyi olacağını söyledi... Birkaç denemeden sonra Foça’da bir balıkçı amcadan aldığım tarifin en iyisi olduğuna karar verdim. Kalamarı artık evde bu tarifle rahatlıkla pişiriyorum ve afiyetle yiyoruz. İşte benim kalamar ve yanına hazırladığım taratorun tarifi ;
Malzemeler :
1 kg kalamar
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı toz karbonat
1 su bardağı bira
un
tuz
tarator için ;
Yarım ekmek içi
5 yemek kaşığı mayonez
1 çay fincanı yoğurt
2 diş sarımsak
maydanoz
tuz
Yapılışı :
Kalamarlarları aldığınız yere temizletirsiniz... Temizlenmiş kalamalarları yıkadıktan sonra 1 cm. kalınlığında keserek halka haline getiriyoruz. Bir kaba alıp şekeri ve karbonatı üzerlerine atıp elimizle iyice yoğuruyoruz. Bu işlemi 2-3 dakika kadar yapın.... Bu şekilde kalamarları yarım saat kadar dinlendirdikten sonra birayı ilave ederek bu şekilde buzdolabında bir gün kadar bekletiyoruz. Ertesi gün kalamarları büyükçe bir kapta hazırladığımız tuzlu suda yıkıyoruz. Muhakkak tuzlu suda yıkamak gerekiyor ,aksi halde kalamarlar sertleşir. Aslında deniz suyunda yıkamak gerekiyor ama evde temini zor olduğundan tuzlu su işe yarıyor. Yıkadığımız kalamarları tuzla karıştırdığımız una bulayarak kızgın ve bol yağda kızartıyoruz. Kızartma işleminde dikkat etmemiz gereken nokta yağın bol olması ve yağın ısısının 180-185 dereceyi geçmemesi... Orta ateşte 3 dakika kadar pişirip sonra ocağın altını açarsanız hemen kızarıyorlar. Ben ısıyı bu şekilde ayarladım. Kalamarların çiğ kalmaması için buna dikkat etmek gerekiyor. Kızaran kalamarları kağıt havlu serilmiş bir kaba kevgir ile çıkarıp fazla yağını süzdürdükten sonra servis tabağına alıyoruz. Servis mutlaka sıcak yapılmalı.
Gelelim taratorun nasıl hazırlandığına ;
Ekmek içini bir kaba ufalıyoruz. Ayrı bir kapta ezilmiş sarımsak ,mayonez ve yoğurdu karıştırıp ekmek içine ilave ediyoruz. Tuz ve ince doğradığımız maydanozları da taratora ekleyip karıştırarak kalamarların yanında limon dilimleriyle beraber servis yapıyoruz.
Afiyet olsun...

07 Mart 2007

SARDALYALI YAPRAK SARMA


3-4 yıl önce bir balık restoranında yiyip de ,tadı damağımda kalan ,unutmadığım bir meze tarifi... Haftasonu ana yemek olarak fırında pişirdiğim somon öncesinde arasıcak olarak hazırladım bu tarifi. Somonu alırken az miktarda sardalya da almıştım bu sarmaları hazırlamak için... Benim poşetime 25 adet balık denk gelmiş... Adedi dilediğiniz gibi arttırıp azaltabilirsiniz. Asma yaprağı ve sardalyanın bir arada böylesine bir lezzet oluşturabileceği aklıma gelmezdi... İşte tarifimiz ;

Malzemeler: ( 5 kişilik )
25 adet küçük boy sardalya balığı
25 adet asma yaprağı
½ Türk kahvesi fincanı pirinç
1 adet taze soğan
2-3 dal maydanoz
1 ortaboy kurusoğan
Yarım limon suyu
½ çay bardağı zeytinyağı
karabiber
tuz


Yapılışı :
Öncelikle balıkları ayıklayarak kılçıklarını çıkarıp yıkıyoruz. Asma yapraklarını kaynar suda 2-3 dakika bekleterek suyunu süzüyoruz. Kurusoğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağının tümünü ilave ederek bir kapta kavurduktan sonra ,pirinci ,doğranmış tazesoğan ve maydanozu ,limon suyunu ,tuz ve karabiberi de ekleyip iç malzememizi hazırlıyoruz.



















Yaprak içine fotoğraftaki gibi önce balığı ,balığın içine az miktarda pirinci koyup sarıyoruz. Dibine asma yaprağı serdiğimiz bir tencereye dizdikten sonra üzerini kapatacak kadar su doldurup kısık ateşte yarım saat kadar pişiriyoruz. Dilerseniz sardığınız yaprakların üzerine de pişirmeden önce 1-2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı ilave edebilirsiniz. Sarmalar bu şekilde daha parlak olacaktır. Pişen sarmaları sıcak sıcak servis yapıyoruz.



Afiyet olsun...

15 Ocak 2007

ISIRGAN OTLU SARDALYA PİLAVI


Ye # 18 etkinliği için hazırladığım tarif...Sevgili Sonia konuk ediyor bizi yine. Kendisine misafirperverliği için teşekkür ediyoruz :)

Karadeniz'in hamsi pilavı olur da ,Ege 'min sardalya pilavı olmaz mı..? Hem de ısırgan otu ve zeytinyağıyla... Biz çok ama çok sevdik... Denemek isteyenler ,merak edenler buyursunlar efendimm :)

Malzemeler :

1 kg. sardalya
1 su bardağı pirinç
1 demet ısırgan otu
2 adet taze soğan
2 adet ortaboy kurusoğan
1 çay bardağı zeytinyağı
Karabiber
Tuz
Maydanoz

Yapılışı :
Öncelikle sardalayaları kılçıklarını da çıkararak temizleyip yıkıyoruz. Isırgan otunu yıkayıp bıçakla iri iri doğruyoruz. Pilav tenceresine zeytinyağını bardağın dibinde 1 parmak kalacak şekilde döküyoruz. Ayırdığımız yağı pilavın üzerine dökmek için kullanacağız. İnce ince doğradığımız kurusoğanı pembeleşecek şekilde kavuruyoruz. Ardından sadece yeşil kısımlarını ince ince doğradığımız taze soğanı ilave ediyoruz. Karıştırıp ısırgan otlarını da ekledikten 2-3 dakika sonra ayıklayıp yıkadığımız pirinci de katarak kavurma işlemine devam ediyoruz. Son olarak tuz ve karabiberi de ekleyip 2 su bardağı sıcak su ilave ederek ,kısık ateşte pirinçler suyunu çekene dek pişiriyoruz. Ocaktan indirdikten sonra kapağını açarak biraz soğumaya bırakıyoruz. Pilav tam pişmiş olmamalı ,yani biraz diri kalmalı.
Ben cam bir fırın kabı kullandım. Kabı zetinyağıyla yağladıktan sonra ,temizlenmiş balıkları fosforlu tarafları alta gelecek şekilde ,fotoğraftaki gibi hiç boşluk kalmayacak biçimde ve üst üste gelecek şekilde diziyoruz. Kabın kenarlarına yerleştirdiğimiz balıkları pilavın üzerine kıvıracağımız için ,dik koyduğumuz balıkların kısa olmamasına dikkat etmemiz gerekiyor. Dizdiğimiz balıklara biraz tuz serptikten sonra ,pilavı balıkların üzerine dökerek kenardakileri fotoğraftaki gibi pilavın üzerine kıvırıyoruz ve kalan balıklarla pilavın üzerini kapatıyoruz. Ayırdığımız zeytinyağını da üzerine dökerek ,hiç su eklemeden ,önceden ısıttığımız 180 derece fırında yaklaşık bir saat kadar pişiriyoruz. Balıklar hafif kızarıp çekilmeye başlayınca fırından çıkarıp üzerine iri kıyılmış maydanoz serperek ,muntazam dilimler elde etmek için 5 -6 dakika bekledikten sonra kesip sıcak sıcak servis yapıyoruz.



Afiyet olsun...


20 Ekim 2006

İÇLİ SARDALYA



Kendine has lezzetiyle hamsinin yakın akrabası sardalya ile hazırlanmış faklı bir tarif...İzmir'de bir balık restoranında büyük balığın önünden arasıcak olarak tatmıştım ilk.İster arasıcak ,ister anayemek olarak hazırlayabilirsiniz bu tarifi.Rakı sofrasında meze olarak ta nefis oluyor.Mutlaka denemelisiniz ;)

Malzemeler :
Sardalya balığı
soğan
maydanoz
tuz
karabiber
ayçiçek yada mısırözü yağı
un

Yapılışı :
Meze olarak mı yoksa ana yemek olarak mı hazırlayacağımıza karar verip balık miktarını ona göre ayarladıktan sonra ,öncelikle balıkları yıkayıp kılçıklarıyla beraber temizliyoruz. Soğanları salataya doğradığımız şekilde doğrayıp tuz ve biraz su ile ovup yıkayarak yumuşamalarını sağlıyoruz. Maydanozu doğradıktan sonra soğanlara ekleyip tuz ve karabiber ilave ederek karıştırıyoruz.İki adet sardalyayı fotoğraftaki biçimde arasına bir miktar hazırladığımız soğanlı karışımdan koyarak üst üste kapatıyoruz. Ardından una bulayıp kızartıyoruz. Roka ,tere ve limonla süsleyip servis yapıyoruz.

Afiyet olsun...